Menu

HANİ BERABER ISLANMIŞTIK YAĞAN YAĞMURDA...

Tarihi :06 Mayıs 2016 Cuma Saat 12:58

Eskiden bir söz vardı “Osmanlı'da oyun bitmez” bugünlerde bu sözü tekrar tekrar hatırlamak gerekiyor.

Ne oldu, ne bitti de Ak Parti içinde sorun bu kadar ayyuka çıkıp başbakanın istifasına kadar geldi.  Oysa her şey sütlimandı daha iki hafta önce Başbakan Davutoğlu “Cumhurbaşkanı ile aramızı kimse açamaz, Ak Parti’nin dirliğini bozamaz” diyordu. 4 Mayıs 2016 gecesi bir de baktık ki huzur bozulmaya başlandı. Şimdi partililer yine “her şeyin yolunda gittiğinden” dem vuracak. “Aman sakin olun” çağrıları yapılacak. Elbette bunlar Ak Parti’nin iç meselesi. 

Davutoğlu’na yakın isimlerin sosyal medya hesaplarına baktığımda bazı önemli kişilerin salvo yapmaya başladığını görmemek için kör olmak gerek. Koltuğu sağlama alma telaşından “aman ha dikkat edelim” tarzı yazılar “ben demiştim”ciler piyasada cirit atmaya başladı bile.

Peki ne oldu ? Durum neden bu aşamaya geldi?

Olan bitenin tam karşılığı, tarihe baktığımızda yine önümüzde duruyor.  “Osmanlı'da oyun bitmez” Siyasette ve güçten beslenenlerden de oyun bitmez. Bir partinin sadece genel merkezlerinde bu oyun oynanmaz. Örneğin bir ilçe Başkanlığı, İl Başkanlığı hatta ve hatta belde başkanlıklarına bile her zaman bir oyun vardır. Bu bir partiye has bir durum değil güç dengesinde olan ya da güce yakın olan her parti için denge aynıdır. Biri kazanır, parti içi muhalifler aynı gün sahneye çıkar, birlikte eller havaya kalkar “biriz birlikteyiz” nutukları atılır. Sahneden inilir ve oyunun yeni senaryosu yeniden, yeni aktörlerle başlar. Partililer izler. izler.. izler. Rengi belli etmeden şark kurnazlığı içerisinde sadece terazinin güç dengesini bulmaya çalışır, sonra da oraya yerleşir. Tâ ki yeni bir oluşuma kadar.

Ak Parti’nin gerçekte tek lideri vardır.

“Tek Adam” o ne derse o olur. Kimse şimdi ileri demokrasi vs. hamasi nutukları atmasın.. Erdoğan bu partinin kurucusudur. Gücün tek sahibidir. Hayatı boyunca tek seçim kaybetmemiş derin stratejisttir. Sahada olana bitene hakim, anlık durum değerlendirmeleri yapabilen bir liderdir. Seversin ya da sevmezsin.. Strateji’nin sadece kitap yazmakla olmadığını, esas stratejinin sahada uygulandığını, sosyal deneylerle ispatlayan bir liderdir. Erdoğan’ın saha içi hamlelerinin dünyanın önemli stratejistlerini ters köşeye yatırdığını da görmemek için kör olmak gerek. Kaldı ki kendi seçtiği ve 1 Kasım seçimlerinden zaferle çıkan bir başbakanı bile silebilecek düzeyde taktisyendir.

Bütün olan bitene “sivil darbe” diyenler olsa da bu bir darbe değildir. Giden memnun, gönderen memnun. Buna darbe denmez.

Peki her şey güzel de neden Davutoğlu gitti?

Bir çok sebep sıralanabilir, Suriye politikası, Hakan Fidan adaylığı, kadrolaşma, iç güvenlik, dış politika ve parti içi dengeleri bozma. Bunlar akla gelen, dilimizden ilk dökülen cümleler. Yine tarihe baktığımızda hiçbir akademisyen hocanın başta Erdal İnönü olmak üzere siyasette kalıcı olmadığı aşikar bir gerçek. Öğretim görevlisi hocalar ne hikmetse politikaya bir türlü ısınamıyor ve kaygan politik zeminlerde ayakta kalmayı beceremiyor, politikanın Şark kurnazlığına uyum sağlayamıyorlar.  Uzun lafın kısası politika da bilim her zaman galip gelmiyor. Üniversitede var olan stratejik derinlik söylemleri sahada karşılık bulmuyor. Örneğin Osmaniye’de Korkutata Üniversitesi nde bizlere danışmanlık veren bazı hocalar şirketleri idare etmenin ne kadar kolay olduğunu anlatılırken ben onlara “Osmaniye de bir bakkal dükkanı bile işletemeyeceklerini” açıkça ifade ettim. Zira, saha ile üniversite başka şey, teorik başka pratik başka şey.

Uzun lafın kısası teori mükemmel olan Davutoğlu pratikte bir sıkıntı yaşadı, Sahada mağlup oldu ve köşesine çekilmeye karar verdi neticeyi böyle değerlendirmek gerek. Kaldı ki, Ak Parti Sumbas İlçe Başkanını bile atayamayan bir başbakan aynı gün istifa etmeliydi. Etmedi, ettirildi..

Bundan sonra ne olur 

Yine yakın tarih bundan sonra ne olacağını bize gösterir. Tarih tekerrür ise Tıpkı Özal-Akbulut ve Demirel-Çiller hatırlandığında sonucu tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Kulislerde konuşulan isimleri bir kenara bırakırsak kesinlikle olmaz diyeceğim tek isim Berat Albayrak’tır. Olur mu olur, hatta neden olmasın diyeceğim, hatta Osmaniye için mükemmel olur diyebileceğim isim ise Mahir Ünal’dır.

Bakalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bundan sonra hangi başbakanla beraber hareket edeceği, yağan yağmurda beraber ıslanacağı isim kim olacak? Görelim..Mevlam neylerse güzel eyler..


Sosyal Medya'da Paylaş

Popüler Makaleler

İSTİYORUZ...
11 Mart 2017 Mustafa DÜZENLİ
KAPATIYORUZ..
21 Haziran 2017 Mustafa DÜZENLİ
Bana Masal Anlat… İçinde Osmaniye olsun
11 Mayıs 2016 Mustafa DÜZENLİ
12 MART MUHTIRASI VE İŞKENCELER
15 Mart 2016 Gürcan Onat
KİŞİOĞLU PASAJI
18 Şubat 2016 Mustafa DÜZENLİ
Hukuk ve gözyaşı...
05 Ekim 2016 Mustafa DÜZENLİ
YİNE O KADININ YÜREĞİ YANIYOR
22 Mart 2016 Gurbet Arslanlı
ÇOR ÇOCUKTAN BAŞKAN OLUR MU?
07 Kasım 2017 Mustafa DÜZENLİ
VATANI SATTI...
11 Mayıs 2016 Mustafa DÜZENLİ
BAŞKA IRMAKLAR ÖLMESİN
27 Ekim 2016 Gurbet Arslanlı
BAŞKA SARİYE'LER ÖLMESİN
20 Haziran 2017 Mustafa DÜZENLİ
ZORDUR GAZETECİ OLMAK!
06 Haziran 2016 Mustafa DÜZENLİ
FARUK ÖZDEMİR
14 Eylül 2017 Mustafa DÜZENLİ



2014 © Tüm hakları saklıdır.

İletişim


Alibeyli Mahallesi Güntürkün İş Merkezi K:4 D:407 Osmaniye

mustafaduzenli@gmail.com