Menu

KAPATIYORUZ..

Tarihi :21 Haziran 2017 Çarsamba Saat 15:52

Bugünlerde en çok duyduğum kelimelerin başında "Kapatıyoruz" geliyor. Sesi soluğu çıkmayan, esnafın iç sesine ortak olmak adına kağıda döktüğüm bu satırları siz okurken, kimbilir kaç esnaf daha kapatma kararı alacak? Bilmiyorum. Bildiğim tek şey 'Kapatıyoruz' yazan her levhanın önünden geçerken yüreğimin burkulup, orada kaybolup giden hayallerin varlığı ile mutsuz olmam;

 

 

"Kapatıyoruz"  Binbir umutla açtığımız işyerimizi kapatıyoruz. Gecenin bir yarılana kadar, dökük bir haldeki işyerimizin içinde bir oraya bir buraya bakıp, hayaller kurduğumuz, "masayı şuraya mı koysak buraya mı koysak, ana salonun rengi beyaz mı olsa, gri mi?" diye tartıştığımız, geleceğe yönelik hayaller kurup, bir sene sonrasının planlarını yaptığımız işyerimizi satış yapamadığımız için, belkide değişen düzene ayak uyduramadığımız için kapatıyoruz. Oysa ne çok hayal kurmuştuk. Babadan kalan arsayı ve evin önündeki arabamızı fırsatı kaçırmamak için satıp, alacağımız kiraya ve mallara yüklemiştik. "En kötü ihtamalle eldekini kar etmeden satıp zarar etmeden kapatırız" sözleri ailecek içimizi rahatlasa da, küçük oğlum Ali ve Kızım Ayşe'nin "babacığım sen sıkıntı yapma biz de yardım ederiz altından kalkarız" sözlerinin yankılandığı mağazamızı kapatıyoruz. 

İlk günü hatırlıyorum. Koca salonu boyamış, reklamcıya da afilli bir 'SHOWROOM' yazdırmıştık. İngilizce kelimeler daha bir çekici oluyordu ne de olsa. Kamyondan gelen malları tek tek indirip aç susuz gecenin yarılarına kadar bir kuyumcu ustası  titizliği ile yerleştirmiştik. Gün ışıyana değin çalışıp, sabahı bir sigara ve bir çayla etmiştik. Personel almadan olmazdı, bizde bin bir umutla yerel gazetelere ilan verip personel aramaya başladık. Ne çok işsiz olduyğunu o zaman anladım. Alacağımız 3 kişi gelen müracat yüz kişi. Nasılda zorlanmıştık seçerken.  Takım olacaktık. Çok mal satıp şube bile açacaktık. Olmadı. Kapatıyoruz.

Açılış yaptığımız gün mahallemizin imamı gelip dualar okumuştu. Açılışı da kocaman bir yerel siyasi yapmıştı. Hafifçe yaşaran gözlerle karımın gözlerine bakıp, onun benimle guru duymasını izlemiştim. Konfetiler patlamış akşama kadar müzikler çalmıştı. Gelen çelenklerin haddi hesabı yoktu. Sahi şimdi aklıma geldi de çelenk gönderenler bile alışveriş yapsaydı galiba kapatmazdık ! Ya neyse.. İlk zamanlarda yaşadığımız yoğunluk yerini yavaş yavaş yavanlığa, sonradan duranlığa bıraktı.Umudu kesmiyor uyku saatlerimizi daha bir azaltıp "Olacak, Rabbim dularımızı boşa çıkarmayacak" diyerek günlerimizi geçirmeye devam ediyorduk. Hatta bu koca mağazanın her yerine dualar asıp, gelen hiç bir dilenciyi geri çevirmemiştik ama olmadı "Kapatıyoruz"

Önce senetlerin günü gelip bankadan aranmalar, sonra vergiler; stopaj, geçici, reklam, dönem, katma değer vs. vs.. Sonra kredi kartlarının ödemeleri, muhasebe, defter tasdiki derken bağkur, sgk.. Yola çıktığımızda kurduğumuz hayallerin hiç birinde bunlar olmasa da hayatın gerçeği olarak gün gibi karşımdaydı artık. Zorlanıyor, çırpındıkça az daha içeri giriyorduk. Önce personel azalttık, ilk işe aldığımız Zeynep giderken çok ağladı. Biz de ağladık, Sonra diğerleri gitti. İlk icramız geldiğinde karım "nazar var bizde" deyip komşusu Huriye Teyzeye kafamın üstünde kurşun döktürmüş, Huriye Teyze'de "Siz de çok göz var oğlum" demişti. Artık rahatlarız derken ödeyemediğimiz ikinci senedin icra tebligatıda geldi. Postacı sanki kendi icraya vermiş gibi üzgün gözlerle "şurayı imzala" deyip bisikletine binip gitmişti.  Geçen zamanın hızından mı bilinmez günle günleri çok hızlı kovaladı. Yoruldum. Altında kalkamayacağımıza karar verdiğimizde mağazanın duvarlarına kocaman ilk ilanı yazdırmıştım "ZARARINA SATIŞLAR" o da kâr etmedi. Yazdırdığımız son ilana bir de "KAPATIYORUZ" ekledik. Zaman yine çok çabuk geçti. Televizyon kanallarında devletimizin kocaman kocaman isimleri çıkıp sıkıntı yok herşey güzel olacak, esnafımız uçacak derken, bankalar hiçte öyle düşünmüyordu.

İcra Memurları, avukatlar ve işçiler bir yandan mallarımızı sayıp, diğer yandan kamyona yüklerken tam açılış yaptığımız gün durduğum yerde yine karımın ve çocuklarımın yüzüne bakıyordum. Bu defa benimle gurur duysunlar diye değil, özür dilemek için. Olmadı. KAPATIYORUZ. Tüm dost ve akrabalara duyurulur. 

 

İşte böyle Osmaniye'de bir esnafın hali. Kapanan her işyerinde kaybedilen sadece para ve mallar olmadığını, en çok ta hayata dair umutların tükendiğini anlatan esnafın yaşamla mücadelesi. Bilen bilir, bilmeyen de bilsin. Kalın sağlıcakla 


Sosyal Medya'da Paylaş

Popüler Makaleler

İSTİYORUZ...
11 Mart 2017 Mustafa DÜZENLİ
Bana Masal Anlat… İçinde Osmaniye olsun
11 Mayıs 2016 Mustafa DÜZENLİ
12 MART MUHTIRASI VE İŞKENCELER
15 Mart 2016 Gürcan Onat
KİŞİOĞLU PASAJI
18 Şubat 2016 Mustafa DÜZENLİ
Hukuk ve gözyaşı...
05 Ekim 2016 Mustafa DÜZENLİ
YİNE O KADININ YÜREĞİ YANIYOR
22 Mart 2016 Gurbet Arslanlı
ÇOR ÇOCUKTAN BAŞKAN OLUR MU?
07 Kasım 2017 Mustafa DÜZENLİ
VATANI SATTI...
11 Mayıs 2016 Mustafa DÜZENLİ
BAŞKA IRMAKLAR ÖLMESİN
27 Ekim 2016 Gurbet Arslanlı
BAŞKA SARİYE'LER ÖLMESİN
20 Haziran 2017 Mustafa DÜZENLİ
ZORDUR GAZETECİ OLMAK!
06 Haziran 2016 Mustafa DÜZENLİ
FARUK ÖZDEMİR
14 Eylül 2017 Mustafa DÜZENLİ
KADINA SAYGI !
04 Mayıs 2017 Gurbet Arslanlı



2014 © Tüm hakları saklıdır.

İletişim


Alibeyli Mahallesi Güntürkün İş Merkezi K:4 D:407 Osmaniye

mustafaduzenli@gmail.com